Bugün biraz keyif kaçıracağız ama aslında hayat kurtaracağız. Sektörde hepimiz occupancy peşinde koşuyoruz, revpar tablolarına bakıp "Bu ay iyi götürdük" diyoruz. Ama dürüst olalım; o pırıltılı lobilerin, mis kokulu nevresimlerin altında aslında saatli bir bomba üzerinde oturuyoruz. Hayır, karamsar değilim, sadece gerçekçiyim. Yangın dediğimiz şey, "bizim başımıza gelmez" dediğimiz o saniyede başlar ve maalesef ne lead kalır ne de marka itibarı.

Misafir kapıdan girdiğinde ona sunduğumuz o en lüks deneyimden daha önemli bir şey var: Güven. Adam ya da kadın başını yastığa koyduğunda, o binanın onu koruyacağını bilmeli. Yangın güvenliği bir prosedür dosyası değil, her gün nefes alan bir sorumluluktur.

Yasal Zorunluluk mu, Vicdani Sorumluluk mu?

Çoğu işletmede görüyorum; yangın tüplerinin bakımı gelmiş, "aman şimdi kim uğraşacak, denetime daha var" denilip geçiliyor. Ya da o meşhur acil çıkış kapılarının önüne "iki dakika" denilip kat arabaları, yedek çarşaflar yığılıyor. Arkadaşlar, yangın denetim için değil, yaşam için engellenir.

Eğer algılama ve alarm sistemleriniz periyodik bakımdan geçmiyorsa, aslında o misafire yalan söylüyorsunuz demektir. O sensörlerin tozlanması, bir alarmın çalışmaması saniyeler demek. Ve o saniyeler, bir otelcinin hayatı boyunca unutamayacağı bir vicdan azabına dönüşebilir.

Personel Eğitimi: Kağıt Üstündeki Tatbikatlar Kimseyi Kurtarmaz

Yılda bir kez personel toplanır, bahçede bir ateş yakılır, biri tüpü sıkar ve biter. Bu eğitim değil, tiyatrodur. Gerçek bir kriz anında, o panik havasında kimin ne yapacağını ezbere bilmesi lazım. Kat görevlisi arkadaşımız dumanı gördüğünde nereye koşacağını, resepsiyondaki arkadaşımız misafirleri nasıl sakinleştireceğini bilmediği sürece, en pahalı sistemler bile birer dekordan ibaret kalır.

Benim önerim; bunu bir kültür haline getirin. Tatbikatları ciddiye almayan bir ekip, kriz anında en büyük risk faktörüdür. Personel bilinçli değilse, teknoloji sadece size zaman kaybettirir.

 

Misafirin Gözüyle Güvenlik: Karmaşık Planlardan Kurtulun

Oda kapılarının arkasındaki o karmaşık kaçış planlarına hiç baktınız mı? Bazen ben bile içinden çıkamıyorum. Misafir o anın paniğiyle o labirenti çözemez. Acil çıkış yollarının işaretleri net, yollar açık ve bilgilendirmeler "herkesin anlayacağı" kadar basit olmalı.

Unutmayın; güvenli bir otel demek, misafirin bilinçaltında "burada bana bir şey olmaz" dediği yerdir. Bu güven bir kez sarsılırsa, dünyanın en iyi servisini yapsanız da o misafiri geri getiremezsiniz.

İhmalin Telafisi Yoktur

Bir yangın anında saniyeler, doğru bir eğitim ise yıllar kazandırır. Küçük bir mutfak ihmali, bir sigara izmariti veya kontrol edilmeyen bir elektrik panosu... Bunlar telafisi olmayan sonuçlar doğurabilir. Operasyonun her aşamasında "güvenlik" önceliğimiz olmalı.

Bugün o yangın tüpünün kontrolünü yaptırmak için ayırdığınız 10 dakika, yarın tüm işletmenizi ve içindeki hayatları kurtarabilir. Pişmanlık duymak yerine önlem almak, gerçek profesyonelliktir.

Şimdi elinizi vicdanınıza koyun ve kendinize sorun: Otelinizde yangın güvenliğiyle ilgili en son ne zaman "gerçekten" bir kontrol yaptınız? Yoksa sadece evraklar mı tam?

Hadi, bugün o kontrolleri bir yapın. Yarın çok geç olabilir.